Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
Hâlâ "DEVLETİN BAŞINA DEVLET GELECEK" diye Kandıracak mıs


Önemli bir konu önemsiz yönleriyle tartışılınca işin içinden çıkılmıyor. Bu mantık ve bu zihniyetle devletin başına devlet gelse ne yazar, gelmese ne yazar. Ülkücüleri yönetemedi ki devleti yönetsin. Bu söz hala ‘’Devletin başına devlet gelecek’’ diyen ülküdaşlarımız içindir. Keşke gelseydi. Gelmesini hangi ülkücü istemezdi ki? Hangi ülkücü partisinin iktidar olmasını istemez ki? Sorun neden? Niçin? Niye? gelemediği. Genel başkan olmak istedi yaptık 18 yıl da peşinden gittik. Kabul etseniz de etmeseniz de, kabul etsek te etmesek te kapasite bu.

Arkadaşlarımızın yanlışı bütün Türk milliyetçilerinin kapasitesini onun kapasitesiyle özdeşleştirmiş olmaları. Türk milliyetçiliğinin kaderini onun kaderiyle sınırlandırmaları. Onunla var, onunla yok olacağını iddia etmeleridir. Oysa onlara tarihe bakmalarını tavsiye ederim. Türk milleti büyüktür. Türk tarihin de dünde başarısız liderler vardı. Bu günde çıkacaktır. Dünde başarılı liderler vardı, merak etmeyin bu günde çıkacaktır. Ama sorun sadece bu değil elbette. En az lider kadar, diğer sorunlarda gelmeli gündeme.

Demokrasi Türk milliyetçilerinin en iyi uyguladığı ve en iyi sonucu aldığı sistem olmalıydı mesela. Bir partinin nasıl yönetileceğini gösteremeyenler, bir devletin nasıl yönetileceğini gösteremezler çünkü. Gelişmiş ülkeler ve çağdaş dünya ortada. Tarihte çağın gerisinde kalan bir milliyetçi duymadım ben daha. Tarihe bu kadar önem verenler tarihten bu kadar uzak kalamazlar

Yaşadıklarımız gösterdi ki Türkiye cumhuriyetinde de, partilerde de zihniyet ve sistemde de aksayan pek çok yön var. Ancak Türk milliyetçileri bütün bunları herkesten önce, herkesten iyi, ve herkesten çabuk çözmek zorundalar. Her alanda toplumdan önde olmayanlar ne derlerse desinler o toplumu yönetemezler. Devletin başına devlet gelecek. Peki devletin başına devlet nasıl gelecek? Ankara da oturarak devletin başına hiçbir kimse gelmedi ki, Sayın Genel Başkan gelecek. Tarih böyle bir garabeti daha yazmadı. El bir çalışırken sen yüz çalışıyorsan eyvallah. El bir miting yaparken sen yüz miting yapıyorsan eyvallah. Ayağında demir çarık köyler, kentler yolun olduysa, meydanlar salonlar sesin olduysa eyvallah. Orana vursak yüzde beş bile değilsin.

Peki bu durumda devletin başına nasıl geleceksin? Köylü desek köylüyü tanımıyorsun. İşçi desek işçiyi tanımıyorsun. Esnaf desek esnafı tanımıyorsun. Ülkücü desek kendi ülküdaşlarını tanımıyorsun. Varsa yoksa bir avuç körler sağırlar, onlarda işte ancak bu kadar ağırlar. Kitleleri peşinden sürükleyen Türkeş gibisin desek değilsin, Ecevit gibisin desek değilsin. Demirel gibisin desek değilsin. Erbakan gibisin desek değilsin. Özal gibisin desek değilsin. Oysa Bunların hiç birisine size nasip olan yüzde yetmişlik bir hedef kitle nasip olmadı. Ama hiç biri de sizin gibi seçmenini zayi edip çöpe atmadı. Ülkücüler ne zaman heyecanlansa bastırdınız, ülkücüler ne zaman ayağa kalksa oturttunuz. Teorisyensiniz desek teorisyen değilsiniz ki kitaplarınıza sarılalım. Hatipsiniz desek hatip değilsiniz ki televizyonlara üşüşelim. Sevginiz yok ki sevginize, saygınız yok ki saygınıza sığınalım. Yumruğunuz yok ki Türkeş gibi sesini yedi düvelden duyalım. Gayretiniz, çalışmanız yok ki arkanızdan koşalım.

Tarihi bir fırsattı. Gel başbakan ol dediler gelmediniz. 18 yıl oldu sebebini hala söylemediniz. Oysa Başbakan olacak koskocaman Türkiye cumhuriyetini yönetecektiniz. Bunun Türk milliyetçileri ve Türk milleti için ne kadar önemli olduğunu sanırım 18 yıllık tecrübeden sonra anca öğrendiniz. Oysa devir aynı devir, şart aynı şarttı. Halk aynı halk, devlet aynı devletti. Senden sonra gelenler 18 yıl devlet nasıl yönetilirmiş gösterdiler sana. Bir geldiler pir geldiler. Peki! Sayın genel başkan ülkücüler neden bir gelip pir gelmediler? Sakın onlar tek başlarına iktidar oldular diye cahil yerine koyma bizi. Onların eline bir kez geçen fırsat, senin eline defalarca geçti. Türkeş’e gel deseler gelir miydi? Gelirdi. Yönet deseler yönetir miydi? Yönetirdi. Bir gelip pir gelmek neymiş yedi düvele gösterir miydi? Gösterirdi. Aradaki fark bu işte.

Ben deyim cesaret, siz deyin ileri görüşlülük. Ben deyim liderlik, siz deyin körlük. İş işten geçti. Yani Türk milliyetçilerinin tarihi fırsatı top yekûn Türk milliyetçilerinin tarihi gaflet ve vebaliyle kaçtı. Aslında dakika bir gol birdi. Kabak gibi fark çıkmıştı ortaya. Ama Türk milliyetçilerinin aklı durmuş feleği şaşmıştı. Dönüm noktası da, kahır noktası da buraydı. O günleri hatırlayın Asker diyenimi ararsın, devlet diyenimi ararsın, eli ayağı bir birine dolaşanı mı ararsın, Türk milliyetçisi bir bozkurt gibi değil, adeta şaşkın bir ördek gibiydik. Bizim olmayan bizden olmayan Çürümüş zihniyetlerin bütün çürümüşlükleriyle çöktünüz üstümüze.

Adriyatik’ten Çin seddine İki cihanı hedefleyen ülkücüler, biz bu değildik. Sustuk, bekledik, umut ettik yıllarca. Şokunu hâlâ atamadık üstümüzden. Ama maalesef yıllar geçse de hiçbir şey değişmedi. Onlar da ne varsa biz de alası oldu. Oysa bizim milliyetçiliğimiz çok farklıydı. ahlâkı da icraatı da farklı olacaktı. Nasıl çürümüş sistemlerde hak eden değil de, adamı olan milletvekili oluyorsa sizin devrinizde de aynısı oldu. Çürümüş sistemlerde nasıl para bütün kapıları açıyorsa, sizin döneminiz de de açtı. Liyakat ı kim takar, kim en iyi referans yaparsa o en güzel yeri o kapar utancı. Silinemeyecek kadar kalın hatlarla şap diye yapışıp kaldı suratımıza

Bunların da diğerlerinden bir farkı yokmuş sözü maalesef bu devrin en manidar, manidar olduğu kadar da en acı sözü oldu. Ülkücülerin canı ciğeri ülküdaşı gibi değil, ülkücülerin düşmanı gibi nere de itiraz etsek orada acımasızca, dikildiniz karşımıza. Aslanı köpeğe, kurdu çakala boğdurtmakla milliyetçi bir partiyi düzenin, kapitalizmin bütün rezilliklerine, bütün çürümüşlüklerine yem etmekle geçti devriniz. Her türlü düzene, her türlü kokuşmuşluğa alternatif Milliyetçi bir parti, idealist bir parti sıradan bir parti olup çıktı sayenizde. Bunun için mi öldük diyeni mi ararsın ülkücüler de buymuş diyeni mi ararsın. Türk milletinin umudu, yılların alın teri ölümden bin beter acıyla fıs diye sönüverdi milletin gözünde. Türkiye’yi peşine takacak potansiyele sahip bir parti yüzde on ikilerle bölücülerin bile gerisine göz göre göre savrulup gitti. Senden tek istediğimiz sadece ülkücüleri değil bütün Türkiye’yi peşinden sürükleyecek Türk milletinin umudu alternatifi boz yeleli bir bozkurt gibi ülkücü bir duruştu. Olmadı.

Sevinmiyoruz inanın. Kendi partisinin, kendi liderinin başarısızlığına sevinen bir ülkücü, ülkücü değil olsa olsa sütü bozuk bir çakaldır. Biz çakal değiliz. Hiçbir zaman da olmadık Canını malını bütün varlığını mücadelelerde işkence hanelerde sürgünlerde bu davaya vakfetmiş, saçlarını sakallarını bu uğurda ağartmış Türk milliyetçisi bozkurtlarız biz. Bu güne kadar anlamadın bundan sonra bari olsun anla artık şu ülkücüleri. Sözümüz sadece size değil elbette yediden yetmişe ülkücüyüz diyen herkese. Entelektüel Türk milliyetçileri için, sosyolog Türk milliyetçileri için, sistem, siyasi ahlak ve zihniyet meselelerinde kafa yoran Türk milliyetçileri için, sorumluluk sahibi arkadaşlarımız için, hayli önemli günlerden geçtik. Hala aynı noktadayız.

Bir tarafta kayıkçı kavgası, öbür tarafta koskocaman bir dava. Kayıkçı kavgasında mahir olduğumuz kadar, Türk milliyetçiliği davasında mahir olsaydık bunların hiç birisi gelmezdi başımıza. Maalesef Türk milliyetçisiyim diyenler Türk milliyetçiliğinin hakkını veremediler. Bu nedenle hak ettik biz bunları. Sistem se sistemi, zihniyetse zihniyeti bir türlü tartışamadık. Eksiklerimizi yanlışlarımızı tespit edip düzeltemedik. En önemlisi Hepsinden önemlisi de kendi milliyetçiliğimizi hiç sorgulamadık. Milli meseleleri şahsi meselelerin önünde tutmak bu dönemde sanırım milliyetçiyim diyenlerin en çok çiğnediği şey oldu. Sözlerimi veciz sözleriyle ünlü bir arkadaşımın ‘’Devletin başına devlet gelecek ‘’diyen ülküdaşlarımıza sorduğu ibretlik bir sorusuyla kapatacağım.

(Mustafa Tunç) ‘’Hâlâ devletin başına devlet gelecek diye kandıracak mısınız bizi.’’ Hakikaten bütün samimiyetimizle biz de soruyoruz ülkücü hareket darmadağın, memleket cayır cayır yanarken, Hâlâ böyle bir imkânsızlığın, hâlâ böyle bir tükenmişliğin kıskacında tüketecek misiniz bu hareketin umudunu? Ya siz genel başkanım! Milliyetçi bir partinin genel başkanı olarak, sadece Türkiye’nin değil, bütün Türk dünyasının umudu idealist bir partinin genel başkanı olarak, Türk dünyasının Başbuğu Alparslan Türkeş’in emanetinin başında ki genel başkan olarak, hala sorumluluğunuzu yerine getirmeyecek misiniz? TÖRE, HAN'dan üstündür. Artık buduna kulak verin. Bu söz Sana karşı olan onun, bunun, şunun sözü değildir. Bu söz Türk milletinin kaderi için, Türk töresinin sözüdür. Çağrısına kulak verin. Her Türk milliyetçisi gibi siz de çok iyi bilirsiniz ki, Türk milliyetçilerinin koltuk kavgası ve particilikten çok daha önemli işleri var.

Hasan GÖMLEKSİZ


 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)