Hosgeldiniz: Yusufiye
 İçindekiler
· Ana Sayfa
· Yazarlarımız
· Haberler
· Arama
· Arşiv
· Anket
· Güncel Konular
· Sitelerimiz
· Ülkücü Şehitler
 Başbuğ Albümü
 Yazarlarımız
· Recep Küçükizsiz
· Hasan İlter
· Lütfi Kirecçi
· Selim Çoraklı
· İlhami Erdoğan
· Oyhan Hasan Bıldırki
· Kenan Eroğlu
· Dr. Mehmet Güneş
· Muhittin Arar
· Dr. Turan Güven
· İhsan Kurt
· Ali Baykan
· Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu
· Dr. Özcan Yeniçeri
· Mustafa Köker
· Ahmet Er
· Dr. Yunus Zeyrek
· Dr. A. Bican Ercilasun
· Dr. Ahmet Turan Alkan
· Adnan İslamoğulları
· Abdurrahim Karakoç
· Dr. M. Niyazi Özdemir
· Remzi Çayır
· Nevzat Kösoğlu
· Ozan Arif
· Dr. Ali Koçak
· Ali Yaşar
 İHANET DOSYASI
 Ülkücü Şehitler
 
"KAÇMAM..! KADERDE NE VARSA O OLUR" (Dr. Selim Kaptanoglu )


12 Eylül’den dört yıl önce Ankara’daki askeri hastanelerden birine tayin edilmiştim. Yeniden Başbuğ ile birlikteydim. Komünist örgütlerin ateşlediği terör Doğu’da Mhp’yi ve ülkücüleri hedef almış, Mhp şehitler partisi haline gelmişti. Derken, 12 Eylül'e doğru takvim yaprakları hızla çevrilmeye başladı.


12 Eylül Harekatından iki gün önceydi. Bulunduğum hastaneden Mevki Hastanesi' ne tayinim çıktı. Üstelik nedenini bilmediğim bir acelecilikle hemen göreve başladım. Allah'ın bana nasip ettiği bir şeydi bu. Askeri darbe söylentileri olağanüstü yoğunlaşmıştı. Bunlar TSK içindeki kritik noktalardaki arkadaşlarımdan bana sürekli ulaşıyordu.

Genelkurmay İstihbarat dairesinde görevli yarbay arkadaşım telefon etmiş, Kızılay’da buluşmamızı istemişti. Yolda bir süre yürüdük, birden bire: “Selim, 12 Eylül günü Evren ve kuvvet komutanları ihtilal yapacaklar, tedbirli olun.” diye fısıldadı. Bunun üzerine hemen o gece atlayıp Başbuğun evine gittim. Yani 10 eylül gecesi.

Başbuğuma çok ciddi istihbaratlar aldığımı, olayın kaçınılmaz boyutlara ulaştığını ilettim. "Başbuğum, bu hareket bize yönelik olabilir. Büyük ihtimalle siz tehlikedesiniz." dedim. Başbuğum bir süre düşündü, sonra sanki ağzıyla değil, gözleriyle sessizce bana sordu: " Sence ne yapmalıyım, ne yapmamı teklif edersin Selim?" Ben hiç tereddüt etmeden "Efendim; Türkiye’den kaçın, gidin, hiç olmazsa sizi bulamasınlar." diye cevap verince, düşünceli hali bir anda dağıldı ve ses tonunu yükselterek: " Hayır evladım hayır, kaçmak diye birşey söz konusu olamaz. Bu vatanda kaderimiz neyse onu yaşayacağız." diyerek bu konudaki tavrını ortaya koymuş oldu.

Yüce Allah'ın izniyle bizler de bu topraklarda doğduk, kaderimiz neyse onu bu topraklarda yaşayacağız. Başka yol da yok seçenek de! Allah, her karışı şehit kanlarıyla sulanmış bu topraklarda can vermeyi nasip etsin.

Dr. Selim Kaptanoğlu


 Login
Üye Adi

sifre

Hala hesabiniz yok mu? Hemen açabilirsiniz. Kayitli bir kullanici olarak, yorum ayarlari ve isminizle yorum gönderme gibi avantajlara sahip olacaksiniz.
UNUTMAK TÜKENMEKTİR (Yusufiye Derneği Genel Merkezi)