PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Ülkü Ocakları hakkında düşünceler.


ATSIZ
11.01.2009, 10:49
Ülkücü hareketin sağlam damarı, milliyetçi ve donanımlı kadro ve gençlik yetiştirmekle görevli ülkü ocaklarının mevcut durumu ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?

SEMERCI
11.01.2009, 13:29
Görev bölümü yapılarak teşkilatlanma, insanlara güç katar. Bir görüş, bir ideal etrafındaki insanlar veya hedefleri aynı olan insanlar, amaçlarına daha rahat ulaşabilmek için kendi aralarında teşkilat kurarlar. Bu birliktelikle, kuvvetlerini ortak kullanıma açarak, birbirine bilgi aktarımı sayesinde topluca hareket ederler.



Türkün yapısında teşkilatçılık zaten mevcuttur. Türklerde haksızlık karşısında hiçbir millete nasip olmayan şiddette teşkilatlanma arzusu vardır. Teşkilatlar belli konu hakkında görüş birliği içinde olan ve ortak hedefleri bulunan insanlar tarafından gerçekleştirilir. Aslolan gönüllü olmak prensibidir. Her üye gönüllü olmalı ve zorlamadan uzak bulunmalıdır.
Bana göre dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü teşkilatı Ülkü Ocaklarıdır. Çünkü hedefi, dini, dünya görüşü hatta ülküsü bir olan Türk Milleti görev bölümü yapmıştır. Bu çalışmada başarıya ulaşabilmek için Milli Doktrin 9 Işık vücuda getirilmiştir. Herkes Ülkücü olmak mecburiyetinde değildir. Ama Ülkücüyüm diyenler, Türk Milletini mutlu Türk Devletini güçlü kılmak, Türk Milletini çağlar üzerinden sıçratarak muassır devletlerin en ön safına getirme ülküsünü gerçekleştirmenin en kısa yolunun 9 Işık düzeniyle olacağına inanır. Böyle düşünen insanlar ortak bir kararla LİDER, DOKTRİN, TEŞKİLAT üçlüsünün kıymetini kavramış, titizlikle bu üçlüyü korumak zorunluluğunu anlamıştır.
Ülkücülerin lider problemi yoktur. Çünkü Başbuğumuzun ahiret hayatına intikal edişinden sonra bütün ülkücülerin ittifakla aldığı karar, kim seçilirse seçilsin bizlerin lideri olacaktır. O halde Ülkücü Hareket lidersiz değildir. Her Genel Başkan bizim liderimizdir. Geriye önemli bir unsur kalmıştır: Teşkilat... Biz ideolojisinden taviz vermeyen teşkilatımızın emrindeyiz!.
Düşünün ki ideali olmayan, hedefi olmayan bir teşkilat çok güçlenirse ve kuvvetlenirse acaba kuvvetini nasıl kullanacaktır. Hangi doğrultuda kullanacaktır, neye hizmet edecektir. Geçen gün bir ocak başkanı derneğinde üyelerine sesleniyordu.
- Bir olalım, tek yumruk olalım, tek güç olalım!..
Bir Ülküdaş el kaldırarak söz hakkı istedi
- Başkanım bir olalım tek yumruk olmasına olalım da neden olalım. Yumruk olacaksak bir yere vuracağız, ama nereye vuracağımızı açıklarsanız gönüllü olarak tek yumruk oluruz. Yani kaldırdığımız yumruk acaba nereye vuracak, bu belirsizlikte benim kardeşime mi rastlar, davamıza hizmet edene mi rastlar, velhasıl bize hedef göstermezseniz kusura bakmayın tek yumruk olmamız güçleşir.
Hedefi belli olmayan teşkilatlar o gücü ancak illegalitede kullanırlar. Geçmişte de hedefsiz, amaçsız olan teşkilatları hep yabancı güçler kendi istekleri doğrultusunda kullanmışlardır. Hizbullah, Dev-Sol, Halkın Kurtuluşu vb. bundan sonrada aynı olacaktır. Ülkücüler çapulcu ordusu değildir, varmamız gereken emellerimiz vardır. Ayrıca DİLEK adlı saraya varabilmek için metotlarımız da bellidir. Davaya sahip çıkalım feryadları bilinçli yada bilinçsiz atılırken davadan kasıt hep aynıdır. Türkün kendinden çıkan ve bize yabancı olmayan MİLLİ DOKTRİN 9 IŞIKTIR. İdeallerden taviz vermek; Milliyetçilikten, Ülkücülükten, Ahlakçılıktan, Toplumculuktan, Köycülükten, Gelişmecilik ve Halkçılıktan, Endüstri ve Teknikçilikten, İlimcilikten, Şahsiyetçilikten taviz demektir. Doktrinimiz bir bütün olup bir şıkkı diğerine tercih edilmez ve bütün olarak kabul edilir. Son dönemde ideallerimize sahip çıkılıp çıkılmadığını sorgulamak bize düşmez. Ancak lider sorunumuzun olmadığına göre sıra teşkilatın ideolojimiz için çalışıp çalışmadığını gözlemektedir. Hedefi kalmamış teşkilatın bizlere ricada bulunmaması gerekir. Hedef birliğimiz olduğu müddetçe teşkilat üyeler için çok kıymetli olur.
Sevgili ülküdaşlarım hedefi olmayan teşkilatlar gücünü acaba nerelerde harcar? Sorunun cevabını bulmak çok zordur. Allah Türk -İslam Ülkücülerini hiçbir zaman idealsiz teşkilat emrine vermesin.
ErtugruL SERDAROGLU

ToYGaR
25.01.2009, 21:48
Ülkü ocakları çok önemlidir, her ne kadar şu an çok fazla gereksiz ve bilgisiz kişi bulunsa da ocaklarda, ben bu durumun düzeltilebilir olduğu inancındayım. Bilgisiz adamı bilgilendirmek zor değildir, yeter ki uğraşılsın.

Her ne kadar "mahallenin kabadayısını herkes severmiş de kimse ona kızını vermezmiş" felsefesi halkımızca güdülse de, bizler o kabadayıyı yetiştirir kimsenin kızına da muhtaç etmeyiz.

hamza
27.01.2009, 20:48
Semerci abim konuyu özetlemiş fakat ben birşey eklemek istiyorum bu yumruğun nereye vuracağına beyin karar verir eğer beyin buna karar veremiyorsa beyindeki FİKİRLERİN değişmeye ihtiyacı vardır yoksa akılsız başın cezasını tüm vücut çeker ve vücudun azaları birer birer işlevini yitirir.

nalbant
27.01.2009, 22:28
Hamza seni tanimam. Kücücükte olsa yazdiklarindan zevk aldigimiitiraf ediyorum. Bu forum senden daha fazla faydalanmali hatta bu görüsleri dahada acmalidir.