Orijinalini görmek için tıklayınız : Almanya Türk Federasyon
Yusufiye
30.12.2008, 22:39
Türk Federasyon ve Yöneticileri Hakkinda Her sey
son_osmanli
05.01.2009, 09:51
olmayan yöneticiler hakkinda yorum yapmaya gerek varmi bilmiyorum
Türklük ailesinin serefi agir gelip tasiyamayacak, silik insanlarin görev yapma istegi hatta yanlis sitratejiler malesef Federasyonun sonunu getirmektedir.
Bir Ay Yapilan Reklam Calismasi Fiyaskoyla Sonuclandi. Turk Federasyonu, Lünen Derneginin önünü Kesmek Icin Ayin 16 Sinda Gece Yapti. Ama Bir Gün Sonra Ozan Arifli Gece Bir Gün öncesinin Kalabaligini üce Katladi Diyorlar, Bilenler Aciklama Yapabilirmi? Tesekkürler
" "VATAN ATESi" Kültür ve Ülkü Söleni
-Ozan Arif ve Esat Kabakli´ninda katildigi gecede yaklasik 2500 kisi toplayarak almanya ve avrupa
capinda mükemmel bir gece düzeledik.Programda m.ali bilgic, Can ercan , Cuma Kayacik
gibi degerli sanatcilarda yer aldilar.Ayrica Karadeniz Folklor ekibi sahne aldi,
zengin bir cekilis yapilmistir ve Türk mutfaginda cesitli yemekler sergi..."
tamamen alıntıdır..
Alparslan Türkese galiz küfürlerle saldiran, "bu adam ihtiyar, lider olma özelliklerine sahip deyildir, nefsinden baskasini düsünmez" diyen Ali Batman gibi sereften noksan bazi isimlerin günümüzde Cemal Cetin tarafindan Federasyona bagli derneklerde serbest gezmeleri Avrupada Türkes dostlarini cok üzmektedir. Oysa Basbuguna ve ideallerine karsi asla saygisizlik yapmayan OZAN ARIF E yapilan bu muamele adaletsizlik ve zulmü Federasyonun en bariz karakteri haline getirdi.
Bir kisiye yapilan haksizlik bütün topluma yönelmis bir tehdittir. Türkün karakterinde adaletsizlik ve zulüm yoktur. Bu adaletsizligin, töresizligin mutlaka cezasi vardir.
Bu töreden korkan ama icindeki ülkücülük düsmanligini atamayan cahil yöneticiler son günlerdeki sitratejilerinin ve yanlislarinin geregi Federasyonu kapanma asamasina tasimislardir.
Türkes düsmanligi yapan bu cahiil güruhu konfederasyon yetkilileri hemserim diye af edip onlara imtiyaz tanirlarken, Ozan Arif icin kulaklara hain diye fisildiyanlarin amaci hizmet ettikleri entelejans servislerinin emirlerini yerine getiriyorlar.
ALLAH BU BECERIKSIZ INSANLARDAN FEDERASYONUMUZU KORUSUN
Yusufiye
10.02.2009, 20:22
Almanya Türk federasyonu bünyesinde bir zamanlar yüzlerce dernek vardi.
Fakat nedense son yillarda bu derneklerin sayisi yavas yavas azalmaya basladi.
Normalde derneklerin sayisi artmaliyken acaba bu azalma neden kaynaklaniyordu..?
Cevap olarak aklimiza gelen bazi sebepleri siralayacak olursak:
-Kimisi kirasini ödeyemez duruma geldigi icin maddi sebepten kapandi,
-Kimisi artik o cevrede ülkücüler azaldigi icin kapandi,
-Kimisi yanlis kisilerin yönetimine teslim edildigi icin kapandi,
-Kimisi de Federasyon yönetimiyle ters düserek federasyondan ayrildi...
Netice olarak, her gün biraz daha büyümesi, gelismesi beklenen Türk Federasyonun,
tam tersine her gecen gün kücülmesinin fikrimizin yetersizligi veya gecersizliginden kaynaklanmadigi aciktir.
Bu kücülmenin sebebi olsa olsa Türk federasyon yönetiminde görev alan kisilerin büyük cogunlugunun vizyonsuz, ufuksuz, idarecilik bilmez,
ülkücülükten anlamaz, insanlarla ilisiki kurmakta özürlü, sahsi menfaatleri icin her seyi yapacak karakterde ve cahil kimseler oldugunu gösterir.
Kapanan derneklerimizin isimlerini ve kapanis gerekcelerini buraya yazarsak
ilgililerin dikkatini cekmek suretiyle bu gidisati tersine cevirebilecegimize inaniyorum.
Bu dava sahipsiz degildir.
Tanri Türkü Korusun
.
.
.
Yusufiye
10.02.2009, 20:25
Gerekcesini ilgililer yazsin
Yusufiye
10.02.2009, 20:26
sebebini bilenler yazsin
Yusufiye
10.02.2009, 20:26
orada neler oldugunu bilenler yazsin
Yusufiye
10.02.2009, 20:28
Gerekcesini bilenler yazsin
Yusufiye
10.02.2009, 20:30
Niye ayrilik yasaniyor bilenler yazsin
Yusufiye
10.02.2009, 20:32
Orada neler oldugunu ilgililer yazsin
Deggendorf dernegi kapanmasinin sebebi ittifak halinde, yani herkezin oyu ile secilen baskani federasyon yönetiminin kabul etmemesidir. Dernegin hicbir maddi sorunu yoktu. Ama yeni yönetim secilmesi dönemine girilmis kimse aday olmuyordu. Bir gün baskan ve heyeti bir abilerine gelerek kimse baskan olmak istemiyor. Lütfen baskan buluncaya kadar bize baskanlik yaparmisin teklifinde bulundular.
Abimiz israra dayanamayip bu teklifi kabul etti. Herkez bu karara ortakti. Baskanimiz 1999 ve 2002 MHP Izmir millet vekili adaylarimizdandi.Ayni zamanda 12 Eylül dönemi aldigi yaralarla vücudunda gazilik beratini tasiyordu. 20 seneden beri T.Federasyonu genel idare kurulu üyesiydi. Iki dönem bavyera bölge baskanligi yapmis bir tecrübe deryasina sahipti. Bu davaya bir insanin cani haric ne verebilirse vermis olan abimiz nahak yere 12 eylülde Basbugla beraber yargilanmisti. 1986 Dönemi genel baskanlik yardimciligi da yapmisti. Tarih Ögretmeni olan abimizin tek kusuru vardi o da DEFOSU YOKTU. Her yerde kendisinin acikladigi gibi benim defomu, yanlisimi bulan delikanlinin bilegini öperim derdi. Defolu saibeli insanlara asla tenezzül etmezdi.
Barboros isimli g. baskan yardimcisi geldi. Ben bu isimle calismam ona güvenmiyorum dedi. Cünkü Barboros bu kadar serefin ve maharetin altinda ezilmis kiskanmisti. Sebep olarak Augsburgta Mehter gösterisinde ben kendisine merhaba dedim ama o benim elime zurna verdi diyerek önce bizi güldürdü Barboros. Ama abimiz ben serefli bir ülkücüyüm deyip, bana güvenmeyene ben hic güvenmem dedi ve Lokomotifini kayip etmis Deggendorf dernegi kapanmistir.
Buradaki Türk Islam Ülkücüleri, mehter takimi olarak ,Federasyondan uzak ama tam bir ülkücü kurulus gibi faaliyetlerine devam etmektedir.
DOKTIRININI TANIMAYAN KIMSEYI BIZDE TANIMAYIZ KARARIMIZA SADIK YOLUMUZA DEVAM ETMEKTEYIZ.
Kapanan dernekler bu kadar deyildir. Freisinn dernegimiz de kilit asti kapilarina
Reggensburg Dernegide Kapanmistir.
KALALDURUK
10.02.2009, 21:31
Reggensburg, Bavyera eyaletinin tarihte uzun seneler bas sehri idi. Hala cok önemli kentidir. Oradaki ülküdaslarimiza ragmen Genel merkezimizin istikrarsiz karar ve politikalarina kurban secilmistir. Federasyona beyin deyil robot lazim diyenlerin yüzünden bir ocak böyle yok oldu.
son_osmanli
11.02.2009, 06:25
Göttingen Ve Paderborn Teskilatlarimizda Kapanmistir
KALALDURUK
01.03.2009, 09:18
Türk Federasyon Bir Yardım Kampanyası Açsaydı!
Olmaz, olamaz ama!… Eğer!...
Genel Merkezi Almanya’da bulunan Türk Federasyon, yoksullara, muhtaçlara ‘merhem olalım’, açlara ‘Bir kaşık çorba da sizden olsun.’, diye bir yardım kampanyası başlatsaydı. Türk Federasyon Genel Başkanı, olmayan ‘Federasyon TV’den, salya – sümük ağlayarak, “onlar açken bizlere tok yatmak yakışmaz”, deseydi. Kampanyalarına da ‘tüm zamanların iyilik hareketi’ adını verselerdi. Merhametli işçilerimizden yüz milyonlarca Euro yardım toplasalardı. Federasyon yönetimi önce toplanan paralardan kendilerine gemi, Mercedes alsalardı. Federasyon TV’yi büyültselerdi, üçer beşer milyon Euro’da cep harçlıklarını alıp cebe atsalardı. Kalan parayı da Türkiye’ye, MHP’ye, Ülkü Ocaklarına bir ‘özel kurye ‘ ile yollasalardı. Özel Kuryede ileride hizmetlerinin karşılığı olarak bir özerk etik kurulun başına MHP tarafından atansaydı… Alman Mahkemeleri yardımları zıkkımlanan suçluları cezalandırsa, olayı, “asrın en büyük dolandırıcılık olayı”, olarak adlandırsaydı…
MHP tek başına iktidarken, “1.5 Milyon Ermeni’yi bizim dedelerimiz öldürdü. Dedelerimiz soykırımcı katillerdi.”, diyen, bunu dediği için de batı tarafından Nobel verilerek ödüllendirilen Orhan Pamuk’un Frankfurt Kitap Fuarı açılışında yaptığı konuşmayı MHP Lideri Devlet Bahçeli’de dinlemeye gitseydi. Orhan Pamuk açılış konuşmasında, "Son yüzyılda (Türkiye’de) kitapları yasaklamak, yakmak, yazarları öldürmek, hapse atmak, onları vatan haini ilan edip sürgüne yollamak, basında hep bir ağızdan yazarları aşağılamak Türk kültürünü zenginleştirmedi, tam tersi fakirleştirdi. Devletin yazar ve kitap cezalandırma alışkanlığı hala devam ediyor. Benim gibi pek çok yazarı susturmak, sindirmek için kullanılan 301. maddesi yüzünden yüzlerce yazar ve gazeteci şu anda mahkemelerde yargılanıyor, mahkûm oluyor.”, deseydi. Konuşmayı tebessüm ve takdir dolu bakışlarla izleyen Devlet Bahçeli, konuşma bitince ellerini patlatırcasına Pamuk’u alkışlasa, ardından kendisi de onu tasvip anlamına gelebilecek bir konuşma yapsaydı…
MHP Lideri (Cumhurbaşkanı seçilseydi), seçildiği Cumhurbaşkanlığı makamının ihdas ettiği Kültür ve Sanat Büyük Ödülünü Yaşar Kemal’e verseydi. Ödül töreninde de, "Bu ödüller aydın olarak özgür ve bağımsız duruşlarına ve toplumsal sorumluluk bilinciyle oynadıkları rollere devlet ve toplum olarak duyduğumuz saygıyı ifade ediyor" diyerek Yaşar Kemal’e bir de madalya taksaydı… Madalyaya layık görülen yaşar Kemal’de konuşmasında, anayasanın değişmez ilkesi, “Resmi dil Türkçe’dir.”, amir hükmüne rağmen; “Anadolu’da yaşayan her halk, kendi anadilini kullanacak, kendi anadilinde eğitim görecek.”, deseydi…
58 yıl önce askerden kaçarak Rusya’ya iltica eden, orada bulunduğu süre boyunca ölünceye kadar komünizm ve Rusya için çalışan, vatana ihanet ettiği gerekçesiyle vatandaşlıktan atılan Nazım Hikmet’e iadeyi itibar vermek için Nazım’ı vatandaşlıktan çıkartan kararı MHP hükümeti kaldırsaydı. Nazım’dan bir tür özür dileseydi…
MHP Hükümeti, AB’ye girebilmek için (giremeyeceğini bile, bile) AB’ce istenen her tavizi verseydi. Türk dış politikasını AB-D’nin dümen suyuna soksaydı. Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Daniel Cohn Bendit’in de, “Türk toplumunun hükümranlık paylaşmayı kabul edip etmeyeceğinin görülmesi gerektiğini, AB'nin, ulusal hükümranlığın sonu'' (07.12.2004), olduğunu söylediği halde, MHP yine de, AB kapısında bekleseydi…
Tüm Türk milletini kedere ve üzüntüye boğan, utancından yerin dibine sokan Irak’taki ‘çuval olayı’ MHP İktidarı zamanında gerçekleşseydi. ABD’nin Türkiye’ye, Irak’da, "artık buralar benden sorulur" mesajının çuvalla verilmesinden sonra, MHP lideri, ‘Hiç değilse ABD’ye bir nota verseydiniz’, diyenlere; “ Ne notası, müzik notasından mı bahsediyorsunuz?”, cevabını verseydi…
MHP Hükümeti, ‘TRT Şeş’ diye 24 saat Kürtçe yayın yapan bir TV kanalı açsaydı. Üniversiteleri, “Kürt Dili ve Edebiyatı”, bölümü açmaya teşvik etseydi, ödenek ayırsaydı… MHP Hükümeti zamanında Ahmet Türk grup konuşmasını Kürtçe yapsaydı. Ve mecliste kalmaya devam etseydi…
MHP lideri önüne gelene ‘Recep İvedik’ ağzıyla konuşup hakaret etseydi, rakiplerini, ‘Burhan Altıntop’ taktikleriyle ekarte etmeye çalışsaydı…
Ben eminim ki, 12 eylül öncesinde ‘ricat’ fetvacılarının tavsiyeleriyle ‘rücu’ edenlerin izinden gidenlerce MHP’ye karşı ‘cihad’ ilan edilirdi… MHP’ye cihat ilan edenlerin etkileri ve teşvikleriyle bir kısım MHP’liler de (değil liderlerine, ‘Türkiye seninle gurur duyuyor diye tempo tutmak!’) kendi partilerini taşlarlardı. MHP mahalli seçimlerde değil %40’larda oy ummak, %1’in altında bile oy alamazdı… Geçmişte MHP’de görev alan (çaycılar dahil) MHP’liler, evlerinde karılarının ve çocukların yüzlerine bakamazlar, utançlarından sokağa çıkamazlardı… Bence böyle olurdu, sizce?
Vesselam…
28.02.2008
Dursun Berkok
Dursun hoca, ne kadarda güzel dramatize etmissin. Allah sana uzun ömür versin. Bir ömür boyu mücadeleden hic düsmeyen agabeylerimizi aktif görmek, ben ve benim gibilere büyük bir kondisyon, calisma arzusu ve hirs veriyor. Sizlerin atesledigi bu yangin dünyayi sarmak üzeredir. Kimsenin konturol edemeyecegi büyüklükteki, cehennem atesini dahi kücük bir isik olarak gösteren bu ask atesi artik Türk Islam aleminin basarisina sahit olmak istiyor.
Biz kendi degerimizi ve enerjimizin siddetini ögrenmek mecburiyetindeyiz. Komsunun piliciyle ugrasmaktansa bizdeki koclarin tespiti cok önemli. Sartlarin en bozuk oldugu ortamda bile (BIZIM EN KÖTÜMÜZÜN BASKASININ EN IYISINDEN DAHA IYI) oldugunu artik anlamaliyiz. Kendi icinde Hainler türetmek icin arayisa giren toplumlar icin bu durum hic sürpriz olmaz.
Yusufiye
15.06.2009, 12:12
KURULTAYDA ÜLKÜCÜLERE DAYAK
ALMANYA- Almanya´nın Essen kentinde gerçekleşen Türk Federasyon Dernekleri Kongresi ve Devlet Bahçelinin´de orada olması, Kürt gençleri tarafından iki gurp faşistlere meydan dayağı atarak protesto edildi.
Alınan bilgilere göre Almanya´nın Essen kentinde gerçekleşen Türk Dernekleri Kongresi ve Devlet Bahçelinin´de orada bulunduğu Grugahalle geçen sene Kürtlere yasaklanmıştı.
Bu sene Faşistlere izin verilmesi üzerine öfkelenen Kürt gençleri 30.05.2009 / Cumartesi Sabah 12 saatlerinde Dortmund ve Dusiburg şehirlerinden bir araya gelen 20 Apocu Gençler ,Öcalan ve KCK bayraklarını Essen HBF önünde açtı. Slogan atan Kürt gençlerini içine sindiremeyen bir grup faşist porovoke etti. Kürdistanlı Gençler faşist gruba saldırarak bu grubu dağıttı ve Essen´nin kalabalık çarsısına kadar kovaladı, bu bir tür faşist avına çıkmak oldu.
Aradan 1-2 saat sonra yine bir grup faşist işaretler yaparak provoke eder fakat yurtsever Kürdistanlı gençler bu gruba da saldırarak yapılan işaretler için pişman durumunda kaldılar. Hala içindeki nefreti yenemeyen bir faşist genç, Döner lokantasına girerek Döner bıçağı alıp Kürt gençlerine saldırmak ister fakat bu isteğini gerçeklestiremez. Her iki faşist grub, kanlar içinde ve elbiseleri yırtık halde Kongrelerine giderler.
Polisin bu iki olayda gelmemesi dikkat çekiyor, Kürt gençleri şüphelendikleri için geri çekilmeye karar verir ve slogan atarak şehirlerine sağlam bir şekilde geri dönerler.
Bu haber PKK`nin gayri resmi sitesinden alinmistir.
vBulletin v3.6.4, Copyright ©2000-2012, Jelsoft Enterprises Ltd.