7 EKİM ÖZEL DOSYASI 

ŞEHİT MUSTAFA'NIN EVİNDE...

 

"Yavrum, her biriniz benim için birer Mustafa’sınız. Ama dünü asla unutmayın yavrum. Dünü unutanın yarını olmaz evladım… Elhamdülillah ki, bu vatana bir evlat yetiştirip verdim. Şehit anası oldum.. Allah’a şükürler olsun.. Ama şunu görüyor ve üzülüyorum Ülkücülerin sırtından yükselenler var.. Bunlar da Ülkücüyüm diyorlar.. Bunlara müsaade edilmemeli … daha ne diyeyim…. Kim olduklarını siz bizden de iyi biliyorsunuz bunların... “  Devamı>>>

 

 

ŞEHİT MUSTAFA'NIN SON MEKTUBU

Sevgili Anneciğim ve Babacığım,

Sizler beni bu yaşa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. Benim sizlere karşı işlemiş olduğum hataları ve suçlarımı affedin. Hakkınızı helal edin. Ben sizlerin bir evladınız olarak, bugüne kadar Cenab-ı Hakkın ve Onun Resulünün, Yüce Peygamberimizin yolundan ayrılmadım.... Devamı>>>

 

İDAM SEHPALARINDAN HAKK'A YÜRÜDÜLER...

   İnfaza önce Selçuk’tan başlandı. Selçuk’un yaftası boynuna asılmıştı. Sehpaya yürümeden göz göze gelmiştik. -Allah’a gidiyorsun Selçuk!, demiştim. Tebessümle başını salladı... Tekbir getiriyordu. Sehpanın altındaki tabureye çıktı...  Devamı>>>

 SON SÖZÜM SÖYLENMEDİ..!

Rahmet iner semâdan sabrın doruklarına,
     Bir kaç damla gözyaşı düşerken yanaklara...
Ölümü öldürerek yürüdü "Sekiz Şehit”
                     Urganlı şafaklardan, nurlu basamaklara... Devamı>>>

ŞEREFİMLE ÖLÜME GİDERİM..!

İşin en korkunç tarafı, Fikri Ağabeğ'e asılacağını her fırsatta hatırlatanlar, gelip söylerken acıyormuş gibi davrananlar sabah ve akşam sayımları esnasında esas duruşu bozuk, sesi çıkmıyor gibi bahaneler uydurarak, her fırsatta onu dövüyorlardı. Bunun sebebi de kısa süre sonra anlaşılcaktı: akıbetini hatırlatarak bunaltmak ve direncini kırarak itiraf etmesini sağlamak... Devamı>>>

SEHPALARDA ZAFER VAR...

Önce, MUSTAFA'm yürüdü cellada doğru,
Adı gibi yiğitti o Pehlivanoğlu.
İlk o yürüdü dimdik başıyla sehpaya,
                              Tekbirlerle yükselip, kavuştu Mevlaya.       
Devamı>>>

ŞEHİT CEVDET KARAKAŞ'IN ARDINDAN...

Telaşsız, endişesiz ve tam tevekkül içinde gitti gideceği yere... Nereye gittiğini, adresi çok iyi biliyordu. İnancı tamdı. Diğerleri gibi bir seher vakti bereketin ve rahmetin sağanak sağanak aleme indiği bir vakitti veda anı..  .  Devamı>>>

ŞEHİT AHMET KERSE'NİN BİR HATIRASI.

Eğer o gün oradaki bu girişim takdir i ilahi tarafından firar olarak tecelli etseydi yani Ahmet Kerse kaçabilseydi… bugün belki yaşıyacaktı… ama gam değil… o yüreklerimizde yaşıyor! Onun ifadesiyle diyeyim “…ben kendimi hesaba çektim, gerisi mühim değil, yaşasın Türk Milleti…!” Allah mekanını cennet etsin, diyenlere selam ola… Onlar bizi izliyorlar, yüreğim böyle diyor.. ONLAR YANIMIZDALAR.... Devamı>>>

BİR HAZAN VAKTİ...

Efkârım artar da ağlarım bâzan
Mihrican vurgunu Eylül’de vatan
Sehpaya giderken o "Sekiz Fidan"

               Zaman karanlığı seçti gelmedin;
                                     Kardelenler çiçek açtı gelmedin...
.Devamı>>>

YAĞMURUN ÇİSELEDİĞİ BİR GECEDE...

Elimi koğuş parmaklıklarından dışarıya uzattım, avucumu göğe doğru açtığımda aman Allahım bir yağmur Halil'in duasına icabet edercesine çiseliyordu. Kendi kendime: „Ah Halil'im! O gün Rabbimizden güneşleri yağdırmasını isteseydin, Rabbim o güneşleri bile yağdırırdı diye mırıldandım. Koğuş lal olmuş, göklerle birlikte Halil ve Selçuk'a ağlıyordu... Devamı>>>

ONLAR GELMEDEN ÖNCE... 

12 Eylül'de asılan Ülkücü bir şehidin mezanndaydı, kabristanın etrafında fın fın dönüp duruyordu. Sonra yine „Onlar gelmeden önce her şey daha güzeldi...“ sözlerini sıralayarak, birden ellerini semaya kaldırıp, yine tekrarladı o sözleri... Hayret göklerden sesine cevap veriyormuşcasına bir yağmur boşanmaya başlamıştı.  Devamı>>>

ZİNDANLARDA ŞEHİT DÜŞENLER

ABDURRAHMAN KILIÇ   15.3.1980

Gaziantep'li olup 22 yaşındaydı. 1977 yılında memleketinde işlenen bir cinayetin zanlısı olarak tutuklanmış, Adana Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti. Olay günü, komünistlerin, Ülkücü mahkumların kaldığı koğuşlara yaptıkları büyük bir baskın sırasında, Hasan Hüseyin Akbaş ile birlikte şişlenerek şehit edildi. Cenazesi, memleketinde toprağa verildi.  Devamı>>>

ŞEHİT ARIKAN HAKK'A YÜRÜDÜ...

Yani, gitmiş miydi şimdi o, aslan pençeli yiğit kardeşim? Oysa onu ne ümitlerle bekleyen biri vardı... Demek içimdeki sıkıntı buymuş. Bunu ruhen hissetmişsem de, nefs-i kamil olmadığımdan o ana kadar bilememiştim. Ve onun yokluğu ancak böyle bir sıkıntı yükleyebilmiş yüreğime! Yandı ta ciğerimin başı yandı bu habere. Devamı>>>

ŞEHİTLERİMİZİN KERAMETİ...

İçimden sürekli Allah’a yalvarıyor, “Yarabbi, Selçuk ve Halil’imin yolladığı bu hediyeleri Yusufiyedeki gardaşlarına ulaştır yarabbi…” diye dualar ediyordum. Jandarma bir süre sonra başını bir o yana bir bu yana sallayarak gelip bizi yanına çağırdı:  Devamı>>>

ŞEHİT CENGİZ BAKTEMUR'UN SON SAATLERİ...

Anlaşılmaz bir hırıltı kapladı ortalığı... Karanlığa benek benek düşen lambaların fersiz ışığında çırpınan, debelenen beyazlıktan başka her şey sanki taş kesilmişti. Ne kadar geçti bilinmez, Cengiz hala can çekişiyordu. İçlerinden biri, içinde biriken nefesiyle avazının çıktığı kadar bağırdı:

-Böyle bir işkence olamaz ... Tutun lan, kaldırın..! BDevamı>>>

ŞEHİTLERİN SERDARI MUSTAFA PEHLİVANOĞLU

Sırf tarafsız görünebilme iç korkusuna sahip yetkilileri susturmasını bilen melon şapkalılar, Sam amcanın şapkasını taşıyanlar sizlerle asla barışmayacağız!!! Asla hakkımızı helal etmeyeceğiz. İyi olgunlaştırdığınız ihtilal ortamını bütün millet bilecek ve suçu sadece Turancılık ve özgür Türkiye Aşıklığından başka bir şey olmayan Mustafa’yı astırdınız...z.  Devamı>>>

RAHMETLE ANILANLARDANSIN...

Öyle bir feryat ki, ta yüreğinden çıkıyor... C-5’in en ücra köşesinde, taş duvarları arasında yankılanan ve duyurabildiği bedenleri her zerresine kadar titreten bir "Allah" nidası ki, en zalim olanların bile tüylerini diken diken ediveren, manevi buhranlara sebep olabilecek mahiyette...  Devamı>>>

7 EKİM DARAĞAÇLARINDA CAN VEREN ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİ ANMA GÜNÜ

Mevcut sistemle mücadele eden Ülkücü Hareket, millet vicdanında da mahkum edilebilmek için Türk Milleti adına karar verdiği iddiasında olan düzmece mahkemelerde fikirleri ve vicdanları kiralık hakimler tarafından Türk Adalet tarihinde ebediyen kara bir leke olarak kalacak bir kararla masum ve mağdur insanların, yiğit Ülkü beğlerinin idamına hükmediliyordu.Devamı>>>

 

 Ana Sayfa